BİR HEDİYEM VAR YÜREĞİNİZE
Hediye ile ilgili ne yazılır diye düşünüp durdum. Yılbaşında, doğum günlerinde alınan
hediyeler. Aslında bunlarla ilgili pek de tecrübem var diyemem. Bana çok az hediye
alınmıştır, onlar da özellikle özel günlerin haricinde...
Bu yazıyı hazırladıktan sonra cumartesi günü yani iki gün önce; iki blogcu arkadaşım ile
ilk defa buluştuk. İnanılmaz keyifli bir gündü ve günün sonunda bana hazırladıkları bir
hediye paketini verdiler. İçinde bana özel hazırlanmış minik minik hediyeler vardı. Çok
hoşuma gitti. Vapurda geri dönerken düşündüm neden diye. Çünkü; özenle düşünülmüş,
hazırlanmış ve sunulmuştu. Yani hayatlarının içinde bana bir zaman ayırmışlardı.
Evet hediye alınacaksa, bu bir görev olmamalıdır. Bir görev hissi yerleşiyorsa bize hiç
almamalıyız. Bir hediye; verilen kişiye özel olduğunu hissettirmelidir.. Özenildiği, değer
verildiği ifade edilmelidir. Gözü değil, ruhu okşamalıdır. Pahalı değil, değerli olmalıdır.
Yüreğe verilmelidir.
Bir anım var hatırlayabildiğim en eski hediyem ile ilgili;
Yıllar önce ben 6-7 yaşlardayken babam bir arkadaşı ile uzak bir yere gitmişti. Birlikte
gittiği kişi benim en yakın arkadaşım Aslı' nın babasıydı. Günler geçti bir gün geri geldiler.
******>Aslı' nın babası ona Barbie' nin oyuncak at arabasını almıştı. Hatırlıyorum da biraz
zorlasaydık biz bile binebilirdik . Bembeyaz, üzerinde pembe süsleri olan bir at
arabası ve tabi iki de beyaz at. Benim hediyem onunkinin yanında biraz sönük
kalmıştı. Şarap rengi kırmızı kocaman bir kalp kolye, sahte altın zinciri olan .
Çok bozuldum. Benim ki avuç kadar, Aslı' nın ki benim kadar bir hediye.
Ben benim hediyeyi attım bir kenara Aslı' ya sulanmaya başladım. Kıskanç Aslı
ellettirir mi? Kenardan onu seyretmeye başladım. Annesi Aslı' yı ikna etmeye
çalışıyor, tık yok. Biraz sonra benim burun kanatlarım dalgalanmaya başladı, kendimi
tutamadım ve ağlamaya başladım. Aslı' nın annesi yanıma geldi kolyemi istedi, verdim.
Annem' e döndü; "İnanamıyorum, Velena' nın babası Velena' ya ne almış. Sihirli kolye".
Annem güldü. Ben şaşkın şaşkın, burnumu çeke çeke bakakaldım. Aslı bir tilki gibi
gözlerini kısarak oyuncağından başını kaldırdı. Annesi devam etti; "Aslıcığım bu
kolye ile çocuklar ne isterse oluyormuş, biliyor musun? Mesela dört atlı bir Barbie
arabası, mesela kocaman bir çikolatadan ev".
Ve döndü, kolyemi bana verirken; "Bunu boynundan sakın çıkarma ve geceleri
yatarken kolyeni avucunun içine al. Bir şeyi çok istediğinde birgün gerçek olabilir,
sihirli bir kolye bu" dedi. İnandım, Aslı da inandı. Eve döndük.
O günden sonra pek çok gece bir Barbie bebek vermesini istedim kolyemden. Aslı da
o günden sonra etrafımda pır dönmeye başladı. Ne zaman onlara gitsek bana
Barbie' lerini veriyor, beni arabasıyla oynattırıyor. Ben anında çaktım davayı.
Kolyemi elde etmeye çalışıyordu.
Bir süre sonra kolyeden hevesim kaçtı. Hediyem bir türlü gelmemişti. Yuvadayken
Aslı' nın yanına gittim ve onunla pazarlık yaptım. Kolyeme karşılık istediğim bir oyuncak.
Ve birgün onlardayken değiş tokuşumuzu yaptık. Siyah saçlı Barbie' sini aldım, kolyemi
verdim. Ama bu alışveriş biraz olaylı oldu. Bana önce kolyemi vermemi söyledi, ben de
önce Barbie dedim. Kavga ettik. Sonra yere koyduk yanyana ve 1 2 3 ...
Herkes istediğini aldı yerden. ******>
Aslında gönlümde araba vardı. Ama arabam olsa Barbie bebeğim olmayacaktı oynamak
için. Aslı sihirli kolyenin gerçekten sihirli olup olmadığını sorduğunda, o anda gerçekten de
öyle olduğuna inanmıştım, istediğim şey olmuştu. Artık bir Barbie sahibi kızdım.
Sonradan çok üzüldüm. Artık kolye Aslı' nın idi ve artık sadece o ne isterse onun olacaktı.
Sihir ona geçmişti. Bu sefer de günlerce bunun için üzüldüm, ağladım.
O zamanlar kısır döngü nedir bilmiyordum. Bir hediye bizi bir döngü içine almış,
fırıldak gibi döndürüp durmuş günlerce.
Şimdi ise sadece bir tebessümlü yüz yerleştiriyor hatırladıkça..
31.12.2007 / Velena Pruva
D.N : Bu güzel anını bana gönderdiğin için teşekkürler Velena'cım...
( biraz geç oldu ama yayınlayabildim sonunda :)
|