Image Hosted by ImageShack.us



Kiraz'ın Sayfası

• 6.5.2008 - Beylerbeyi Sarayı - 1

 

 

Bugünkü Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından II. Mahmud’un

ahşap Sahil Sarayı yıktırılarak 1861-1865 yılları arasında, dönemin tanınmış

mimarı Serkis Balyan’a yaptırılmıştır. Saray genellikle yaz aylarında,

özellikle de yabancı devlet başkalarının ağırlanmasında kullanılmıştır.

Sırp Prensi, Karadağ Kralı, İran Şahı, Fransız İmparatoriçesi Eugenie

bunlardan bazılarıdır. Sultan II. Abdülhamid de 1918 yılında, ömrünün

son altı yılını geçirdiği bu sarayda ölmüştür.

 

Çeşitli Batı üsluplarının Doğu üsluplarıyla kaynaştırıldığı sarayın iç mimarlığı,

kullanım özellikleri açısından bir orta sofaya açılan köşe odalarından oluşan

geleneksel Türk evi planına benzerlikler gösterir. Harem ve Selâmlık olarak

iki ana bölümden oluşan sarayda Selâmlık, donatım ve süsleme açısından

Harem’den daha zengin tutulmuştur. Bodrum katı mutfak ve depo olarak 

kullanılan bir bölümü üç katlı olan sarayda 3 giriş, 6 salon ve 26 oda

bulunmaktadır. Rutubete ve sıcağa karşı döşemeleri, orjinalleri Mısır’dan

getirtilen hasırlarla kaplanmıştır. Çoğunluğu Hereke yapımı büyük boyutlu

halı ve kilimleri, Bohemya kristal avizeleri, Fransız saatleri, Çin, Japon,

Fransız Yıldız vazoları görülmeye değer sanat yapılarının yalnızca bir bölümüdür.

Boğaziçi’nin Anadolu kıyısında özel konumuyla dikkati çeken Beylerbeyi

Sarayı’nı son dönem Osmanlı Sarayları’ndan ayıran yönlerinden birini de,

yamaçlara doğru setler biçiminde yükselen ve bu yüzden “Set Bahçeleri”

adıyla anılan bahçeleri, bu bahçelerde bulunan köşkler ve eski saraylardan

kalan büyük havuz oluşturmaktadır. Üst set bahçesinde bulunan havuzun

çevresinde yer alan Sarı Köşk, saltanat atlarının  barındığı devrinin en ilginç

örneğini yaşatan Ahır Köşk ve eski saraydan kalan selsebilli Mermer Köşk,

Osmanlı saray mimarlığının günümüze gelen önemli yapılarını oluşturmaktadır.

 

Batı ile ilişkilerin güçlendiği bir dönemde yapılan Beylerbeyi Sarayı’nın en ilginç

yanı, Set Bahçeleri’nin altından geçen tarihsel Tünel’dir. Tünelin ortasında yer

alan çeşmenin yazıtında, Sultan II. Mahmud’un adı geçmekte ve yapının tarihlendirilmesinde önemli bir ip ucu oluşturmaktadır. Üst set

bahçesindeki büyük havuz ve Mermer Köşk gibi II. Mahmud Dönemi’nden

(1808-1839) kalan bu tünel, kıyı yolunun işlevini sürdürmesini sağlarken, aynı

zamanda yüksek duvarların ötesi ile bahçelerin bağlantısını da kurmaktadır.

 

* Yukarıdaki bilgiler kultur.gov.tr den alınmıştır. Bütün fotograflar ve saray

hakkındaki bundan sonraki yorumlar bana aittir.

 

........................................................................................................

 

Saraya gideli yaklaşık üç hafta oldu ama ancak yazabildim :)

Beylerbeyin'de yaklaşık oniki yıl yaşamış biri olarak sarayın içini hiç

görmemiştim. Çok yakın olunca ne zaman istersem giderim rehavetine

kapılıyor sanırım insan...Taşındıktan sonra gitmek kısmet oldu işte..

 

Saraya girişle başlayım anlatmaya...

 

Pazartesi - Perşembe hariç her gün açık olan Saraya giriş:

öğrenci ve emekliler için : 1 ytl ( 65 yaş üzeri ücretsiz )

Tam : 3 ytl 

Fotograf makinesi ve kamera için ayrıca ücret ödenip bilet alınıyor.

Ne kadar olduğunu unuttum ama 3-8 ytl olması lazım.

( ben almadım, o kadar resmi nasıl çektin derseniz söylemem :)

Bu arada Haziran ayı boyunca sarayda ilaçlama yapılacağından dolayı kapalı

olacakmış. Ama kafeteryası açık...Kafeyi çok sevdim, havalar henüz ısınmadığı

için dışarıdaki masalar açılmamıştı. İç tarafı camlı kış bahçesi şeklinde, aydınlık

bir mekan. Burada doğum günü, nişan, düğün gibi organizasyonlar da yapılabiliyor.

Havalar ısınınca sık gitmeyi düşünüyorum...( Fiyatları da oldukça makul )

Kafeye giriş için ayrıca saraya giriş ücreti ödenmiyor. Burada Yıldız Porselenin

ürünleri ve saraya dair hediyelik eşyalar da satılıyor. Çok harika çiniler vardı.

Sarayın bahçesinde ve rıhtımında yürüyüş yapabilirsiniz...

 

 

Biz gittiğimiz zaman henüz çok fazla çiçek ekilmemişti, kafedeki görevli

önümüzdeki haftalarda bahçe düzenlemesinin yapılacağını söyledi.

( Artık yapılmıştır sanırım )

 

 

Haremlik yalı köşkü

 

Sarayın bahçesinde av hayvanlarına ait bronz heykeller bulunmakta.

 

 

Bahçedeki mermer heykellerin çoğu 1864 yılında yapılmış, heykeltraşın

adını google'da bulurum düşüncesiyle not almaya üşendim fakat net bir bilgi

bulamadım. Sanırım C.F Fuller'e yaptırılmış. ( öğrenince yazarım )

 

Mermer basamaklarla çıkılan kapıların iki kanadında aslan heykelleri

bulunmakta.

 

 

 

Sarayın bahçesinde alt kısımda bir havuz ( bakımsız ve pisti ) ayrıca

set bahçeleri kısmında da büyük bir havuz var. Boğaz köprüsünden geçerken

dikkatinizi çekmiştir belki. Biz gittiğimizde set bahçeleri ve köşkleri kapalıydı

o kısmı gezemedik. Boğaz köprüsü yapılırken bahçelerin bir bölümü köprünün

ayakları için feda edilmiş. Köprünün tam altında kalan köşklerin sarsıntıdan ve

titreşimden etkilendiği söyleniyor. Beylerbeyi Sarayı İstanbul'daki saraylar içinde

en güzel mimariye ve bahçe düzenine sahip olanlardan biri olmasına rağmen

ne yazık ki iyi değerlendirilememiş bana göre. Bahçe ve bitkiler çok daha bakımlı,

yeşil ve şık bir görünümde olabilirdi. Kültürel mirasını korumak konusundaki

başarısızlığımız her yerde kendini belli ediyor. Yine de gezilesi bir yer olduğunu

belirtmeliyim.

 

* Fotografların hepsi aynı yazıda olunca sayfanın açılması zorlaştığından birkaç

bölüme ayırdım. Devam edecek....

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2008-05-07 11:19:12 - Saray ve Bahçe

Yazan: birdeliningunlugu

Sarayları saray yapan biraz da bahçeleri diye düşünüyorum.
Bu sarayların o gösterişli duruşuna yakışmayan bahçeleri,
İnan içimi parçalıyor.
Oysaki o saraydan çıktığında,
Güzelliğini,
Renklerini taşımalısın yanında.
Ancak bu yetkiliğe henüz ulaşamadık.
Bizim solucanlardan bugün çiçek istemişler okulda ekmek için.
Gelecek nesilden kesinlikle umutluyum.
Bağlantı

........


Ana Sayfa
Profilim
Tozlu Sayfalar
e-posta

B.İ.S

Kiraz'ın Hobi Sayfası
Bahar
Gül
Kalemhane
Vivaforever
Bir Deli'nin günlüğü
Bünyamin
HaylazYağmur
Dönence
Bibis
Handan
Ozgan
YeşilVadi
BeyazGelinciik
Bir Milyon Fikir
Gezimanya
Hbasak
Gergin
Farmau
VelenaPruva
Canan
E-vren günlüğü
Atalet
SerdarPakırel
Somebuddy
Kaybana
BirdemetMavi
Dolphin
PigmelerleDans
Türkçe Yaşam
Shiver
Badkitty
KabakÇekirde
Verocka
Alpernatif
SodyumHidroksit
Maviş
Kiraz-bs
KayıpSimurg
Oya'nın Dünlüğü
Karaf

Google

Kategorizeleştirilebildiklerim



Image Hosted by ImageShack.us

Bir gün çok bunalırsan
denizin dibinde
yosunlara takılmış gibi
soluksuz
sakın unutma
gökyüzüne bakmayı
gökyüzü senindir
gökyüzü herkesindir.










Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa