Geçen haftanın en dumur olaylarından biriydi; Sevan Nişanyan’ın eşi Müjde’nin üzerine kendi dışkısı ile dolu kavanozu boşaltması. Esasen olayın meydana gelişi mayıs ayında fakat medyaya intikal edişi yeni. Benim gibi görmeyi bırak, okuduklarından bile midesi ağzına gelen biri için bu yazıyı yazmak zor olacak ama niyet ettim bir kere.
Nişanyan’ın davranışında hiç affedilip, hoş görülecek bir durum yok tabi ki. Yine de merak ediyorum: Müjde Hanım bu harekete maruz kalmak için ne yaptı ? Şirince’deki kadınlara gösterdiği davranış biçimine tepki olarak yapıldığı iddia edilmekle beraber konunun bu kadar basit olacağına inanası gelmiyor insanın. Eğer Sevan Bey psikopatın teki değilse ( bugüne kadar duyulmamış ) adama planlı programlı olarak, kavanozu alıp tuvalete gidip içini özenle doldurmasına sebep olan şey ilginç olmalı! Veya sorun kadında değil, tamamen adamın kendi karakterindeki pislikte ve kötülük anlayışında...Bilemiyorsun ki... Olayın bu yönü bizleri ilgilendirmez fakat psikolojik açıdan bakarsak bir adam eşine bunu yapıyorsa ona olan sevgisi, saygısı, hiçbir iyi duygusu kalmamış demektir diye düşünüyorum. Olayın iğrençliği ayrı bir boyut, basına intikal edip küçük düşmeleri ayrı bir boyut...
Beni ilgilendiren kısmı ise dün Ahmet Hakan’ın yazısını okuyunca kadar aklıma gelmemişti. İnternetten sipariş vermek için bir süredir almak istediğim kitapları bekletiyordum. Bunların içinde Nişanyan’ların Küçük Oteller kitabının son baskısı da vardı. Hakan’ın “Yanıma almadan Ege'ye açılamadığım o şahane "Küçük Oteller Kitabı"na, "bir kavanoz dışkı"nın iğrenç çağrışımlarından kurtulup nasıl göz atacağım?” satırlarını okumak üzerimde benzer bir etki yarattı. Şimdi ben o kitabı alınca, aklıma bu olay gelmeden okuyabilir miyim acaba ? ( Önyargılı veya yaptıkları bir tek şeye bakarak insanları yargılayan biri de değilim üstelik ) Ya da böyle bir davranışta bulunan adamın kitabını almak doğru mu? Kafam karıştı yahu!
|
• 2008-07-10 10:32:36 - Kişilikler ve kitaplar
Ayrıldıktan sonra yazarın kitabını aldım.
Kitapta yazılanları okumaya başladığımda..
Yazar konuşuyor gibiydi.
Minikleri..hareketleri çok canlıydı.
Yazarla kitapların bütünleştiği anlar..
Bir tatil kitabını eline aldığında..
Yazarına dair böyle bir duygu ile okumaya başlamak inan hiç hoş değil.
Keyfin şöyle bir gezintiye çıkıyor.